Reklamı Geç

Türkiye Kamu-Sen: ''1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun''

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilciliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü münasebetiyle bir mesaj yayınladı.

Türkiye Kamu-Sen: ''1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun''
30 Nisan 2021 - 21:44
   Türkiye Kamu-Sen İl Temsilciliği1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü münasebetiyle yazılı bir açıklama yaptı.

   Yapılan açıklamada: ''İlkeli, kararlı ve cesur sendikacılığın adresi Türkiye Kamu-Sen olarak tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü en içten dileklerimle kutluyoruz. Kuruluşumuzdan bugüne kadar, hiç taviz vermeden kamu çalışanlarımızın hak ve menfaatleri için mücadele verdik, var gücümüzle çalışanımızın sesi olmaya devam ediyoruz. 

   Devletimizin temelini oluşturan “muasır medeniyet” hedefine yürürken, “Milli hedef belli
olmuştur. Ona ulaşacak yolları bulmak zor değildir. Denebilir ki hiçbir şeye muhtaç
değiliz. Yalnız bir tek şeye çok ihtiyacımız vardır: ÇALIŞKAN OLMAK” diyen Ulu Önderimiz
Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonunu taşıyoruz. 

   Pandemi nedeniyle milletçe bir yılı aşkın süredir çetin bir mücadelenin içindeyiz.  Özellikle
kamu çalışanları bu savaşın en ön safında yer alarak milletimize varlıklarının ne kadar
önemli olduğunu göstermiş ve şükür sebebi olmuşlardır. İşte bu şartlarda çalışanlarımızın
hak ettiklerini almaları için verdiğimiz mücadelede sesimizin daha gür çıkmasına vesile
olduğu için 1 Mayıs’ı çok önemsiyoruz.  

   Ülkenin GSMH’dan herkesin adaletli pay alamaması, gelir dağılımının bozulmasına,
haksızlığa neden olmaktadır. Bu durum; açlık ve yoksulluk tehlikesiyle baş başa kalan ve
çalıştığı halde geçimini sağlayamayan çoğunluğun ortaya çıkmasına vesile olmaktadır.
Düşük ücret politikaları nedeniyle yoksulluk yalnızca işsizlerin değil artık çalışan kesimin
de en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir.  Çalışanların haklarının ilerletilmesi ancak
örgütlü mücadele le mümkündür. Bu nedenledir ki 1 Mayıs’ın; emeğinden başka hiçbir
sermayesi olmayan çalışan, işsiz, yoksul, esnaf ve hatta ev hanımlarının bir araya gelerek
hakları için seslerini yükselttiği ve güç birliği yaptığı gün olması gerektiği inancındayız.
 
   İçinden geçmekte olduğumuz bu zor günlerde, hayatımızın normal akışında seyretmesi
işçisinden memuruna, zanaatkarından esnafına kadar her şart altında fedakârca emek
harcayan çalışanlarımız sayesinde mümkün olmaktadır. Bugün salgına karşı en büyük
gücümüz, başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere bütün kamu görevlilerimizin ve
çalışanlarımızın fedakâr hizmetleridir. Hepimizin sağlık kaygısı nedeniyle evlerine
kapandığı günlerde bile devletimizin posta, zabıta, belediye, itfaiye, güvenlik, ulaşım,
vergi, tapu, tarım ve ormancılık, diyanet, eğitim, sağlık, kültür, sanat, elektrik, su, altyapı
hizmetleri kesintisiz olarak devam ediyorsa elbette bunu canları pahasına hizmet yürüten
kamu görevlilerimize borçluyuz.

   Hal böyle iken, hizmetlerin devamının sağlanması için her platformda ifade ettiğimiz gibi
güvenceli istihdamın tek çare olduğu ortaya çıkmaktadır. Taleplerimizin başında yer alan
güvenceli istihdam modelinin, beyhude bir istek değil bir gereklilik olduğu görülmelidir. 
Türkiye Kamu-Sen olarak “Memur Paketi” teklifimiz çalışma hayatının acil sorunlarına
çözüm getiriyor. Güvencesiz, kuralsız çalışmanın yaygınlaşmasına neden olan sosyal ve
ekonomik politikalar nedeniyle azalan reel ücretlere çare de Memur Paketinde yer alıyor. 

   Pandemi sonrasında özellikle çalışma hayatının büyük bir dönüşüm yaşayacağı ortadadır.
Bu dönüşümün çalışanlarımız aleyhine, güvencesizliği körükleyecek, ücretlerin düşmesine
neden olacak şekilde gelişmemesi için daha fazla örgütlenmeye ve her zamankinden daha
fazla mücadeleye ihtiyacımız olacaktır. İçinde bulunduğumuz durum, yalnızca ülkemizin
değil tüm dünyanın ortak sorunudur. Bizler bu sürecin haklarımızın kısıtlanmasına değil
emeğin ve emekçinin değerinin anlaşılarak haklarının teslim edilmesine aracı olmasını
istiyoruz.
 
   İşçisiyle, memuruyla, işsizi ve emeklisiyle tüm çalışanlar olarak büyümesine katkıda
bulunduğumuz milli gelirin hakça paylaşılması, sosyal devlet ilkesinin hayata geçirilmesi
ancak adaletsizliğe “dur” diyen bireyler ve kurumların çoğalmasıyla mümkün olacaktır.

Bu çerçevede;

• Öncelikle milletimiz için huzurlu ve insan onuruna yaraşır bir yaşam istiyoruz.
• Yıllardır eriyen maaşları nedeniyle zor günler yaşayan kamu çalışanlarının
zararlarının telafi edilmesi için ek zam verilmesini istiyoruz. 
• Kamuda farklı statüde istihdam anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Esnek ve
güvencesiz istihdam modellerinin kaldırılmasını, tüm kamu görevlilerinin kadrolu, aile
birliğinin teminat altına alındığı güvenceli bir istihdam sisteminde tek çatı altına
toplanmasını istiyor, “Devletin memuruna sıfat olarak harfler ve rakamlar değil, Devletin
kadrolu memuru sıfatı yakışır.” diyoruz. 
• 657 sayılı kanunda liyakat ve ehliyet esaslı değişiklikler yapılmalıdır. Her alanda
adalet ve liyakatin esas alındığı, hak eden memurun hak ettiği göreve yükselebildiği bir
sistem istiyoruz.  
• Enflasyon kadar zam çıkmazından kurtulmak istiyoruz. Kamu görevlileri ve
emeklilerin maaşlarında meydana gelen erime ek zam ile telafi edilmelidir. Bu sorunun
kökten çözümü ise enflasyona endeksli değil enflasyon, büyüme ve refah payının dikkate
alındığı, maaşların reel artışını hedefleyen ücret politikası yürütülmesidir. Nimette de
külfette de adalet istiyoruz. Büyümeden pay istiyoruz. Adil bir gelir dağılımı istiyoruz.
• Ailesinin insanca yaşamasına yetecek düzeyde ücret alan kamu çalışanı görmek
istiyoruz.
• Ülkede tasarruf yapma imkânına sahip olmayan ve gelirinin tamamını geçimini
sağlamak için harcayan kesimin milli gelirden hak ettiği payı alabilmesi adil bir vergi ve
ücret politikasıyla mümkündür. “Vergi politikalarında hedef, herkesten kazandığı ile
orantılı vergi alınması olmalı, kamu çalışanlarımızın aldıkları cüzi maaş zamları vergi dilimi
nedeniyle yok olmamalıdır. Bu nedenle kamu çalışanlarının gelir vergisi oranları %15’te
sabitlenmelidir.” diyoruz.  
• Kamu görevlileri ile birlikte tüm çalışanların örgütlenme, toplu sözleşme ve grev
haklarını özgürce kullanabildiği bir ülke istiyoruz.

• 2018 yılında verilen sözün gereği yerine getirilmeli, 3600 ek gösterge ile ilgili
çalışmaların taleplerimiz de göz önünde bulundurularak bir an önce hayata geçirilmesini
istiyoruz. 
• Memurlara yapılan bütün ek ödemelerin emekli maaşı ve emekli ikramiyesi
hesaplamasında esas alınmasını ve emekliliğin bir kâbus olmaktan çıkarılmasını talep
ediyoruz.  
• Kamuda bayram ikramiyesi alamayan tek kesim olan memurlara da dini bayramlar
öncesinde bayram ikramiyesi verilmesini istiyoruz. 
• COVID-19’un meslek hastalığı sayılmasını ve COVID-19 nedeniyle hayatını
kaybeden sağlık çalışanları ve kamu görevlilerinin şehit statüsünde değerlendirilmesini
talep ediyoruz. 

   Türkiye Kamu-Sen olarak biz çalışma barışını sağlamış, yönetime katılma hakkı olan
çalışanlar görmek istiyoruz. Geleceğe güvenle bakan, birbirine saygılı, mutlu, müreffeh,
muasır medeniyet seviyesinin de üzerine çıkmış bir toplum istiyoruz.
 
   Dayanışma ruhu içinde bir araya geldiğimiz, demokratik, ekonomik ve sosyal haklarımızı
elde ettiğimiz, adaletli bir yapı içinde, yeniden meydanları bayraklarla ve sloganlarla
doldurduğumuz 1 Mayıslarda buluşmak dileğiyle, tüm çalışanlarımızın Emek ve
Dayanışma Gününü kutluyoruz'' dendi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum