fbpx
Connect with us

Kadın

Herşey bir çiçekle başlar

Giderek betonla kuşatıldığımız zamanları yaşıyoruz. Öyle ki yakın bir zamanda yağan yağmurları içine çekecek toprak kalmayacak.

Yayımlanma

Giderek betonla kuşatıldığımız zamanları yaşıyoruz. Öyle ki yakın bir zamanda yağan yağmurları içine çekecek toprak kalmayacak. Sellerle, felaketlerle boğuşacağız. Farkında olmadan yeşille mücadele ediyoruz.

Çocuklarımız artık ardı ardına beş çiçeğin ismini sayamaz duruma geldiler. Çoğu insan saksıda bile çiçek yetiştirmeye yanaşmıyor. Dünyanın ruhunu çiçekler oluştururken bizler, hızla ve insafsızca o ruhu yok etmeye çabalıyoruz.

Öylesine gri bir sarmalın içinde yaşıyoruz ki, artık herhangi bir rengi hayatımıza katmamakta ısrar ediyoruz.

Caddeler gri ve tonlarındaki araçlarla dolu. Devlet daireleri, politikacılar, konsere ya da ödül törenine çıkan sanatçılar gri tonlarında elbiselerle arz-ı endam etmekteler.

Ve yeşil

Yeşil, bu renksiz hayatta kendine yer bulmak için var gücüyle çabalıyor.

İşte tam da bu noktada çiçekçilere gözümüz ilişiyor. Onlar da olmasa ne bizler ne de çocuklarımız hayatın en güzel kavramını yani çiçeği unutup gideceğiz; zira çiçek verecek ağaçları, gri betonlara kurban edercesine yok etmeye başladık.

Karanfille, gülü birbirinden ayıramayan nesiller yetişmeye başladı. Çoğu çocuk gülün bile kokusunu bilmeden yetişiyor. Evlerimizi plastik, ruhsuz, kokusuz çiçeklerle doldurduk. Nedeni ise gayet açık; su istemiyor, bakım istemiyor, toprağını değiştirmek gerekmiyor ki ne kökleri var, ne de toprağa ihtiyaçları var.

Ruhsuz plastiklerle, ruhsuz betonlar arasında ruhsuz çocuklar yetişiyor. Güzelliklerden habersiz, sadece sanal alemin getirdikleriyle, sanal bir mutluluk yaşayan.

Ne mi yapmak lazım?

Evlerimizin bir değil, birçok köşesine çiçekler koymak lazım. Hatta çocuklarımıza bir çiçeğin sorumluluğunu vererek, onlara hayatın nasıl başladığını, nasıl devam ettiğini ve bir çiçekle nasıl güzelleştiğini öğretmemiz lazım. Çünkü canlı bir çiçeğin sorumluluğunu alana bir çocuğun hayata bakışı, sanal kaygılardan uzak bir halde şekillenecektir.

Arada sırada bir meyve bahçesine götürerek, manavlardan, pazardan ve marketlerden alıp yedikleri sebzenin, meyvenin nasıl o hale geldiğini göstermek lazım.

Sanal alemin hızla ruhlarını esir aldığı çocuklarımızı ve belki de bizleri küçük bir saksıdaki, arada sırada açan ve bazen kokan, bazen de kokmayan ama rengiyle hayatımıza renkler katan çiçeklerle buluşturmamız lazım.

Bugün iyi bir şey yapın ve evinize bir çiçek alın. Hatta çocuğunuzun elinden tutup, onu bir çiçekçiye götürün. Seçtiği çiçeğin sorumluluğunu verin ona ve ruhundaki değişimi kendi gözlerinizle görün.

Haydi, yapın bunu!

Okumaya devam et
Yorum yap

Yorum Belirtin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklam