Karaman Haber
Ali Güley

Bitmeyen cehalet: Anız Yakmak

Bitmeyen cehalet: Anız Yakmak
Bu haber 04 Kasım 2014 - 11:39 'de eklendi.

Çeşitli zaman ve ortamlarla sürekli zararları dile getirilen anız yakma, ne yazıkki hala sürüyor.

Son günlerde Karaman’ın hemen her ilçesinden, her köyünden birbiri ardına tütmeye başlayan anız yangınları, tarımsal arazilere telafisi mümkün olmayan zararlar vermeye devam ediyor.

Yetkililerin hemen her fırsatta altını çizerek bildirdikleri gibi “Anız yakmak çok zararlıdır” Ancak çiftçilerin bunu pek dikkate almadıklarını görebiliyoruz.

Çiftçiler neden anız yakıyorlar?

Her ne kadar zararlarının yanında yok denecek kadar az olan bir fayda gözetiliyor. Çiftçilerimiz, ilk olarak daha iyi bir tohum yatağı oluşturmak ve istenmeyen haşere ve otları yok etmek için bağrını yakıyorlar. Bir de mibzer gözlerinin ekim sırasında tıkanmasını önlemek gibi bir hedefleri de var.

Ancak bu saydığımız beklentiler, anız yangını neticesinde topraklarımıza hiç bir bedelle telafi edilemeyecek büyük zararlar vermekte.

Anız yakmak toprağa hangi zararler verir?

Öncelikle yakılan anız ile birlikte topraktaki tüm organik maddeler de kül olmaktadır.

Bitkilerin gelişimleri için en önemli ayrışmış organik madde olan humus yok olmaktadır mesela. Toprağın havalanmasını sağlayan, yağışlarla elde edilen suların emilimini ve toprak içinde kalmasını sağlayan bu organik maddelerin erezyona karşı da büyük etkisini de söylemek gerekiyor.

Anız yakarak yok edilen topraktaki organik maddeler nedeniyle, verim sürekli düşmekte ve topraklar erezyonla yok olmaya hazır bir hale gelmektedir.

Erezyon demişken, ülkemizdeki erezyonla mücadeleyi bilmeyenimiz yoktur herhalde. Ülkece erezyonla mücadele etmemize rağmen, anız yakmak suretiyle ülke topraklarının erezyonla yok olmasına ferdi olarak çanak tuttuğunu söylesek, acaba hangi çitfçimiz kabul edebilecektir?

Anız, yağışla toprağa kavuşan suyun, düşme şiddetiyle toprağa zarar vermesini engeller. Yağış sularının akıntısını engelleyerek toprağın emmesini sağlar. Yani anız, rüzgar ve suyun toprağı alıp götürmesini engeller ve böylece erezyona izin vermez.

Anız yakan çiftçilerimizin organik maddelerin yanında toprak yüzeyindeki birçok mikroorganizmayı da öldürdüklerinin bilincinde olmadıkları ortada. Mikroorganizmaların ölmesi, ekim yapılan toprakta oluşması beklenen biyolojik aktivitenin yok olması, yani verimin büyük oranda düşmesi anlamına geliyor.

Yakılan anız sadece organik maddeler ve mikroorganizmaları değil toprak içinde ve üstünde yaşayan pek çok yabani hayvanı da katletmektedir. Tavşanlar, tilkiler, çakallar, yılanlar, kuşlar, fareler ve daha sayılabilecek benzeri pek çok hayvan anız yangınlarında yanarak veya yaralanarak ölmekte, yine en az bir o kadarı da yuvalarını terke etmek zorunda kalmakta dolayısı ile doğal denge de alt üst olmaktadır.

Anızların, sapların yakılmasıyla, bitkilerin büyümesi için gerekli olan azot ve karbonun da yok edildiği ne yazıkki hiç düşünülmemekte.

Çiftçilerin mücadele ettiği kök çürümesi hastalığının her ne kadar anız yakılmasına müteakip yılda azaldığı belirlense de, takip eden yıllarda bu göstergenin tersine döndüğü, kök çürüklüğü hastalığının anız yakılmasından önceki döneme oranla kat kat arttığı görülmektedir.

Komşu tarlalarda bulunan ve henüz hasat edilmeyen ürünlere, meyve bahçelerine, traktör ve bunun gibi tarım aletlerine, çitlere, elektrik ve telefon direklerine, bölgedeki yerleşim alanlarına, ağaçlık bölgelere, ormanlara, koru alanlarına verdiği zararları tazmin ve telafi etmenin imkanı bulunmamaktadır.

Karayoluna kadar ulaşan dumanların görüşe engel olarak trafiğe zarar vermesi ve hatta trafik kazalarına sebep olarak çok sayıda can ve mal kayıbı yaşandığı da saklanamayan bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

Hayvan yemi olarak kullanmak yerine yakılarak yok edilen anızın oluşturduğu hava kirliliği de baka bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Görüldüğü gibi bir çırpıda aklımıza gelenleri sıraladığımızda bile bu derece korkunç sonuçlar ortaya çıkardığı görülmesine rağmen, çiftçilerin duyarsızca anız yakmaya devam etmeleri Karaman ve ülkemiz açısından oldukça üzücüdür.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA